İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Girişimsel Radyoloji

Güncelleme Tarihi: 21/05/2018

Sadece ciltten küçük kesiler ile yapılan ya da damar içerisinden gerçekleştirilen ameliyatsız tedaviler Girişimsel Radyoloji’nin temelini oluşturur. Tıpta ameliyat gerektiren hemen hemen tüm hastalıklar için cerrahiye alternatif olarak ya da ameliyatı tamamlayacak, başarısını arttıracak bir Girişimsel Radyolojik işlem geliştirilmiştir. İç hastalıklarının çoğunda ortaya çıkan hasarların ya da kanser gibi sistemik hastalıkların tedavisinde de tedaviyi tamamlayıcı ya da tam tedavi sağlayan ileri teknoloji ürünü çok gelişmiş Girişimsel Radyolojik yöntemler mevcuttur.

Girişimsel Radyologlar, tıbbın en modern gereçleri olan görüntüleme araçlarını (MR, BT, Ultrason ya da anjio gibi) tam anlamıyla kullanmayı bilen doktorlar olarak yetişir ve bunun üzerine damar-içinden ve ciltten sadece iğne girişi ile ulaşılıp yapılan tedaviler konusunda uzmanlaşır. 

Tepecik Eğitim ve Araştırma hastanesi Girişimsel Radyoloji Kliniği’nde ultrason, anjiografi, MR ya da BT gibi ileri radyolojik görüntüleme yöntemleri aracılığıyla ciltteki küçük bir delikten girilerek hastanın iç organlarındaki, beynindeki ya da damarlarındaki hastalık iyileştirilmektedir. Girişimsel Radyoloji hekimi, yüksek teknolojik görüntüleme araçlarını kullanarak, gelişmiş cihazlar ile hastalıklı alana ulaşarak, tedaviyi uygulamaktadır. Bu işlemler, ciltteki küçük bir delikten girilerek yapıldığı için hasta hızlı bir iyileşme göstermekte ve genellikle bir gün içerisinde taburcu olmaktadır. 

NÖRORADYOLOJİK GİRİŞİMSEL İŞLEMLER 

• SEREBRAL ANEVRİZMA EMBOLİZASYONU:

Beyin damarlarında oluşmuş baloncukların (anevrizma) damar içerisinden tedavileri

• SEREBRAL AVM EMBOLİZASYONU:
Beyin içerisinde doğuştan gelen damar yumaklarının (AVM) kılcal damarlar içerisinden ilerlenerek tıkanması

• İNME GİRİŞİMLERİ VE KAROTİD ARTER ANJİOPLASTİ:

Yeni ortaya çıkmış inme-felç durumunda saatler içerisinde girişim yapılarak tıkalı beyin damarının açılması

Beyin beslenmesini engelleyen ya da felç riski yaratan şah damarı, beyincik damarı darlıklarının damar içerisinden koruyucu filtreler eşliğinde balon ve stent aracılığıyla açılması.

DAMAR HASTALIKLARINA YÖNELİK GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK İŞLEMLER: 

Koroner damarlar dışında vücudun tüm damarlarına yönelik anjiografi ve girişimsel işlemleri içerir.

• PERİFERİK ARTER TIKANIKLIKLARINDA ANJİOPLASTİ:

Şeker hastalarında ayaklarda beslenme bozukluğuna bağlı oluşan rahatsızlıkların (cilt değişiklikleri, morarma, yara, ülser) damar içerisinden tedavisi.Özellikle bacak damarlarındaki darlık ve tıkanmalara bağlı yürüme güçlüğü ve ağrı çeken ya da ayak yaraları olan hastalarda tıkalı damarların balon ve stentle açılması • Böbrek damarlarında darlık ve buna bağlı ileri derece yüksek tansiyonu olan hasta damarların girişimsel radyolojik yöntemlerle açılması.

•EVAR (ENDOVASKULER AORT ANEVRİZMA TEDAVİSİ):

Vücudun ana atardamarı aortun balonlaşması (aort anevrizması) durumunda damar içerisinden özel kılıflı stent ile damarın onarılması • 

•HEMODİYALİZ HASTALARININ FİSTÜLLERİNE YÖNELİK GİRİŞİMSEL İŞLEMLER:

Hemodiyaliz hastalarında diyaliz için açılmış damar fistüllerinde zamanla oluşan darlık ve tıkanmaların açılması. Kalıcı ve geçici hemodiyaliz kateteri yerleştirilmesi

•SANTRAL VENÖZ SİSTEME YÖNELİK GİRİŞİMSEL İŞLEMLER:

Toplardamar tıkanması durumunda buna bağlı oluşabilecek akciğere pıhtı kaçması (pulmoner emboli) ihtimaline karşı ana toplardamara (Vena Cava) filtre yerleştirilmesi.

• EVLA (ENDOVENÖZ LAZER ABLASYON):

Toplardamar yetersizliğine bağlı oluşan varis ve venöz yetmezlik durumlarında görüntüleme eşliğinde damar içerisinden yapılan lazer ve girişimsel uygulamalar ile tedavi.

• PERİFERİK ARTER EMBOLİZASYON İŞLEMLERİ:

Embolizasyon işlemleri kanamalarda kullanılır ya da hasta dokunun ya da organdaki kitlenin besleyici damarlarının tek tek tıkanması, kan dolaşımından dışlanması ile anormal dokunun tedavisi işlemleridir.

• Mide, bağırsak kanaması, iç kanama, akciğer kanaması ve organ yaralanmasına bağlı kanamalarda anjiografide damar içerisinden ilerleyerek kanayan damarın tıkanması ve kanamanın durdurulması

•UTERİN MİYOM EMBOLİZASYONU:

Kadın hastalarda rahimde yer alan miyomların besleyici damarlarının tıkanması ile ameliyatsız olarak ortadan kaldırılması prensibine dayanan uterin myom (fibroid) embolizasyon girişimleri

ONKOLOJİK GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK İŞLEMLER:
Kanser tedavisinde ameliyatsız olarak kullanılan birçok girişimsel radyolojik yöntem mevcuttur. Bunların bir kısmı direkt tümörü yok etmeye yönelik tedaviler, diğer bölümü de tümöre bağlı ortaya çıkan organ fonksiyon bozukluklarını düzeltmeye yönelik tedaviler olarak özetlenebilir.

• TRANSARTERİYEL KEMOEMBOLİZASYON VE RADYOEMBOLİZASYON İŞLEMLERİ:

Özellikle karaciğer tümörlerinde ve karaciğere sıçramış kanserlerde damar içerisinden tümöre dek ilerleyip özel ilaçların kanserli dokuya verilmesi ve damarların tıkanması(kemoembolizasyon) tedavileridir.

Direkt tümörü yok etmek amaçlı tedavilerden bir başka grup da Kemoembolizasyon ve Radyoembolizasyon yöntemleridir. Halk arasında nokta atış yöntemi olarak da bilinen bu özel teknikler sıklıkla karaciğerde çok sayıda tümör olması durumunda ameliyatsız tedavi için kullanılmaktadır. Kasıktan anjio işlemi ile girilerek karaciğeri besleyen ana atardamara ulaşıldıktan sonra çok ince kateterler ile karaciğer içerisinde tümörü besleyen dallara dek gidilerek yapılan bu tedaviler özel eğitime sahip uzman ve teknik gerektirir. Radyoembolizasyonda içerisinde sadece tümör dokusuna etki edecek güçte radyoaktif madde yüklü özel mikroküreler kullanılır.

Kemoembolizasyonda ise; önceden ilaç ile doyurulmuş teknoloji ürünü mikroküreler, tümör içerisindeki kılcal damarlara enjekte edilerek tüm ilacın sadece tümörlü dokuya verilmesini sağlar. İlaç tümörün içerisinde kalır ve yavaş yavaş salınır. Ayrıca tümör besleyici dalları da kapandığı için tümörün beslenmesi de ortadan kalkar. Bu özel teknikler ile kanser hastalarına ameliyatsız girişimsel tedaviler uygulanmaktadır.

• RADYOFREKANS / MİKRODALGA İLE TÜMÖR ABLASYONU / KRİYOABLASYON

Karaciğer, böbrek ya da akciğer yerleşimli tümörlerde ameliyat ile tedavi şansı yoksa ciltten iğneyle tümöre ulaşıp özel enerji uygulamaları (radyofrekans, mikrodalga gibi) sayesinde kanserli dokunun kurutulmasıdır.

Direkt kanserli dokuyu ya da tümörü yok etmek için en sık kullanılan girişimsel radyolojik yöntem ablasyon tedavileridir. Sıklıkla ısı uygulaması ile gerçekleştirilen ablasyon tedavilerinden RF (Radyofrekans), Mikrodalga ablasyon tümörü ısıtarak yok ederken; kriyoablasyon tedavisinde tümör çok şiddetli soğuk uygulanarak dondurulur ve yok edilir. Benzer bir uygulama da ethanol ile kimyasal ablasyondur. Ancak günümüzde kullanımı azalmıştır.

Özellikle karaciğer, böbrek, akciğer ve kemik tümörlerinde cerrahi seçenek yerine kullanılabilen ablasyon tedavileri uygun hastalarda cerrahi uygulamalar kadar başarılı sonuçlar vermektedir..

Bunların dışında kanserde tümöre bağlı ortaya çıkan organ fonksiyon bozukluklarını düzeltmeye yönelik girişimsel radyolojik tedaviler ise çok çeşitlidir. En sık kullanılanlar safra yolu tıkanıklığına bağlı oluşan sarılığı yok etmek için yapılan stent ve kateter uygulamalarıdır. Benzer şekilde, idrar yolu tıkanıklıklarında da stent ve kateterler (nefrostomi) uygulanır. Kansere bağlı hangi kanalda tıkanma olursa ona yönelik bir girişimsel işlem mevcuttur. Örneğin; yemek borusu tıkandıysa buna yönelik stent uygulanabilir ya da bağırsaklarda yine benzer şekilde girişimler yapılabilir. Yine kansere bağlı kanama ortaya çıkması halinde de girişimsel olarak kanayan damara anjiyo ile ulaşıp bunun tıkanması ve tedavisi yapılmaktadır.

Kanserde tümöre bağlı ortaya çıkan ağrının giderilmesi amacıyla uygulanan çeşitli girişimsel radyolojik tedaviler de mevcuttur. BT (bilgisayarlı tomografi), ultrason ya da anjiografi eşliğinde görüntülenerek yapılan bu tedavilerde RF (radyofrekans) ya da kimyasal ablasyon teknikleri ile özel cihazlar kullanılarak ağrı kontrolü sağlanmaktadır.

Kanser hastalarında tüm bu ameliyatsız tedavilerin yanında Girişimsel Radyoloji Kliniği’nde; teşhisten diğer tedavilerin düzenlenmesine dek tanımlanabilecek geniş spektrum içerisinde, tanı amacıyla yapılan iğne biyopsilerinden, kemoterapi için gerekli santral kateterlerin uygulanmasına; karın içinde ve akciğer zarlarında oluşan sıvı birikimlerinin boşaltılmasından, kansere bağlı toplar damar tıkanıklıklarının açılması ve filtre ile pıhtı atmasının önlenmesine dek çok sayıda tedavi yöntemleri mevcuttur. Tanımlanan bu tip girişimlerin hepsi, GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ KLİNİĞİNİN günlük rutin uygulamaları içerisinde yer almaktadır.

CİLTTEN İĞNE İLE GİRİLEREK YAPILAN ÖZEL GİRİŞİMSEL TEDAVİLER:

Uzun yatış gerektirmez ve hastalar çoğunlukla kısa bir gözlem ardından taburcu olurlar.

• PERKÜTAN DRENAJ VE KİST ABLASYON İŞLEMLERİ:

Karın boşluğu ya da göğüs boşluğunda oluşmuş her türlü apse ve sıvı birikimlerinin ciltten özel cihazlar ile boşaltılması.

• PERKÜTAN ÜRİNER SİSTEME YÖNELİK DRENAJ İŞLEMLERİ:

Böbrek ve idrar yolu tıkanıklıklarında idrarın vücuttan atılamayıp böbreğe zarar vermesini engellemek için ciltten boşaltılması (nefrostomi) ya da mesaneye geçişin sağlanması (antegrad üreteral stent)

Böbrek kistlerinin hastaya zarar vermesi durumunda ciltten boşatılıp tedavisi (KİST ABLASYONU)

• PERKÜTAN SAFRA YOLLARI DRENAJI:

Karaciğer, safra yolu ya da pankreas hastalıklarında safra yolu tıkanması halinde safranın vücuda zarar vermesini engellemek için ciltten boşaltılması ya da balon ve stent ile içerideki tıkanıklığın açılması

• PERKÜTAN KİST HİDATİK TEDAVİSİ:

Özellikle karaciğerde görülen parazit kistlerinin (kist hidatik) ciltten boşaltılıp özel bir tedavi ile kurutulması

•TİROİD BİYOPSİLERİ,TİROİD VE PARATİROİD ADENOMU ABLASYON TEDAVİLERİ:

Tiroid bezinde yer alan nodüllere yönelik biyopsiler ve ameliyatsız olarak bu nodüllerin ablasyonu

•KİTLE BİYOPSİLERİ

Vücudun herhangi bir yerinde oluşan tümörlerin, nodüllerin, kitlelerin yapısını anlamak için görüntüleme eşliğinde ciltten iğne ile yapılan biyopsi işlemleri.

LAZERLE VARİS TEDAVİSİ

Lazerle Varis Tedavisi ameliyata gerek kalmadan varislerin ortadan kaldırıldığı bir yöntemdir. Günümüzde girişimsel radyoloji alanındaki gelişmeler sayesinde vücuttaki farklı damar içi tedavileri ameliyatsız gerçekleştirmek mümkün olmuştur. Lazerle Varis Tedavisi bacaklardaki kıvrıntılı, büyük, ağrı yapan ve estetik yönden rahatsızlık veren varislerin damar içerisinden lazer dalgaları ile iyileştirilmesidir. Varis tedavisinde klasik yöntem ameliyattır ancak günümüzde Lazerle Varis Tedavisi hızla yaygınlaşmakta ve mevcut çalışmalara göre de çok başarılı sonuçlara ulaşmaktadır.

Batı dünyasında belirli merkezlerde her yıl binlerce hasta Lazerle Varis Tedavisi yöntemi ile şifa bulmaktadır. Girişimin başarı oranı çok yüksektir ancak başarı tamamen uygun hasta seçimine ve iyi değerlendirmeye bağlıdır. Bacaklarında varis yakınması olan hastaların yaklaşık % 60-70’i Lazerle Varis Tedavisinden yarar görebilir. Lazerle Varis Tedavisi öncesinde ve tedavi sırasında ileri teknolojide bir Doppler Ultrasonografi cihazıyla bu alanda uzmanlaşmış bir hekimin işlemi yapması gereklidir.

Lazerle Varis Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Teknolojik ilerlemeler ile varis tedavisi için hasta açısından daha konforlu tedavi seçenekleri geliştirilmektedir ve bunlar içerisinde en yaygın kullanım alanı bulan “Endovenöz Lazer” (Toplardamar-içi Lazer) yöntemi olmuştur. Bu tedavide girişimi yapan hekim öncelikle Doppler ultrasonla planlayarak ve birebir görerek “vena safena magna” adı verilen ana yüzeyel toplardamarımıza ince bir iğne ile ulaşır ve kateter yerleştirerek lazer telini ilerletir. Doktor toplardamar boyunca ultrasonla görerek damar çevresini lokal anestezi ile uyuşturur ve göz koruyucu gözlükler takılarak lazer cihazını çalıştırır. Daha sonra yetmezliği olan toplardamar kasıktan diz seviyesine kadar lazer ile kapatılır.

Bazı hastalarda toplardamar yetersizliği farklı bir damardan ortaya çıkmış olabilir, bu durumda fonksiyonu bozulmuş damara yönelik lazer uygulamaları yapmak da mümkündür. Lazer tedavisi ile altta yatan temel sorun giderildikten sonra özellikle diz altındaki sınırlı varis bölgeleri için çok ince bir iğne ile köpük skleroterapi tedavisi uygulanır.

Günümüzde çeşitli cerrahi yöntemlerin yerine hasta açısından daha konforlu, güvenli ve hızlı iyileşme sağlayan cilt üzerinden tedaviler geliştirilmektedir. Endovenöz lazer tedavisi de bu tip yöntemlerdendir ve klasik cerrahi varis ameliyatına göre çeşitli avantajlara sahiptir: Öncelikle Endovenöz Lazerle Varis Tedavisine hasta yürüyerek gelir, işlem sonrası yürüyerek evine gider, hastanede yatması gerekmez. Lazer işlemi tamamen lokal anestezi ile yapılır, hasta konforu için merkezimizde anestezi hekimi tarafından hafif bir sedasyon da uygulanmaktadır ancak sadece lokal anestezi ile bile hasta birkaç kez iğne batması dışında belirgin ağrı hissetmez. Girişim, Doppler ultrason ile birebir görerek yapıldığı için hasta güvenliği ve işlem başarısı yüksektir, yara izi yoktur.

Batı ülkelerinde son yıllarda giderek artan sıklıkta kullanılan bu yöntem hastanemizde gerekli inceleme ve değerlendirmeler sonrası tam koşulları yerine getirilerek uygulanmakta ve yaygın hasta memnuniyeti ile karşılaşmaktadır.

  • IMG_2675.JPG
  • IMG_2654.JPG
  • IMG_2644.JPG
  • IMG_2642.JPG
  • IMG_2656.JPG